TÜRK ŞAMANİZMİNDE KADIN KAMLARIN GÜCÜ

TÜRK ŞAMANİZMİNDE KADIN
KAMLARIN GÜCÜ

Bozkırın Sessiz Öğretisi ve Dişil Bilgelik Geleneği

Bozkırın ufku nereye uzansa, orada aynı şey hissedilir:
rüzgârın taşıdığı bilgelik sesinin çoğu kadınlara aittir.
Türk şamanizminde kadın kamlar, yalnızca bir inanç sisteminin görevlileri değil; doğanın ritmini duyan,görünmeyen dünyaları çözen ve toplulukların kader çizgisini
sezgileriyle şekillendiren özel bir bilgelik taşıyıcılarıdır.Onların varlığı, tarihin ön yüzünde değil, çoğunlukla arka planında yer alır; fakat bozkır kültürünü ayakta tutan
görünmez örgü, büyük ölçüde onlarla örülmüştür.
Kadın kam, toplumun hafızasını koruyan, ateşin dilini, suyun
hafızasını, rüzgârın yönünü ve ruhların geçidini okuyabilen bir
arketiptir. Onun gücü fiziksel değil, sezgisel ve ruhsaldır; bu nedenle kadim Türk topluluklarında “dengeyi tutan el” olarak
kabul edilmiştir.
Bu makale, kadın kamların dünyasını; ritüellerini, şifa
tekniklerini, ruh çağırma geleneklerini, ateşle kurdukları
simgesel bağı ve toplum içindeki ruhsal liderlik rollerini tarihsel, antropolojik ve kültürel bir perspektifle ele alır. Kadın
kam, yalnızca geçmişin bir figürü değildir; modern kadının
sezgisinde, doğayla kurduğu ilişkide ve içsel arayışında
yaşamaya devam eden bir bilgelik mirasıdır.
Kökler: Kadın Kamların Ortaya Çıkışı ve Ruhsal Seçim

Kamlık, öğretilebilir bir meslekten ziyade ruhsal bir çağrı olarak değerlendirilirdi. Kadın kam adayları küçük yaşlarda belirli sembolik işaretlerle tanınırdı. Bu işaretlere:
• Göğe uzanan merdiven rüyaları,
• Kartal tarafından yüksek yerlere taşınma imgeleri,
• Beyaz bir kurdun rehberliği,
• Ateş içinde beliren kadın figürlerinin görülmesi,
• Su yüzeyindeki şekilleri çözümleyebilme yetisi
gibi örnekler dâhildi. Bu rüyalar ve işaretler, çocuğun ruhsal duyarlılığının erken aşamada fark edilmesini sağlardı.Deneyimli kam kadınları bu sembolleri “ataların dili” olarak yorumlar ve adayın yolculuğu böyle başlardı.

Rüya Disiplini, Sessizlik ve Doğayla Öğrenme

Kadın kamların eğitimi, doğanın döngüleri ve topluluk ritüelleri içinde şekillenen uzun bir süreçtir.

Rüya Öğretisi

Rüyalar, şamanik bilginin aktarımında temel araçlardan biridir.Adayların gördüğü rüyalar, ruhsal kapasitenin içsel bir aynası
olarak değerlendirilir; her rüya, kamlık yolunda bir işaret niteliği taşır.
Sessizlik Oruçları

Belirli dönemlerde uygulanan sessizlik, kam bilincinin
derinleşmesini ve dış dünyanın gürültüsünden arınmayı
sağlardı. Dağların yalnızlığı, su kaynaklarının sessizliği,
ritüelin ayrılmaz parçaları olarak işlev görürdü.
Beden ve Ruhun Güçlendirilmesi

.Kamlık, fiziksel ve ruhsal dayanıklılığı eş zamanlı olarak
geliştiren bir eğitimdir.
Bu nedenle:
• Soğuk suyla arınma,
• Gece ateş nöbetleri,
• Uzun yürüyüşler,
• Bitkisel perhizler
gibi uygulamalar eğitim sürecinin ayrılmaz parçasıdır. Beden,
ruhun evi olarak kabul edildiğinden, dengeli bir güçlendirme esastır.
Kutsal Araçlar: Davul, Ayna ve Kuş Tüyü

Kadın kamların ritüel malzemeleri, yalnızca nesneler değil;
ruhsal geçitler olarak kabul edilirdi.

Davul: Kozmik Ritmin Taşıyıcısı

Davul, kamın trans hâline geçmesini sağlayan temel araçtır.Ritim, ruhsal yolculuğun köprüsü olarak işlev görür. Kadın kamların davulları, sezgi ve doğum enerjisini yansıtan yüksek titreşimli ritimlerle çalınırdı.

Ayna: Ruhsal Yansıma Alanı

Ayna, ruhun ve kaderin okunabildiği bir yüzey olarak değerlendirilirdi. Kadın kam, aynanın parlak yüzeyinden kişinin ruhsal tıkanmalarını, kayıplarını ve gölgelerini tespit ederdi.

Kuş Tüyleri: Göksel Bağların Sembolleri

Kartal, turna ve şahin tüyleri en çok kullanılan ritüel araçlarıdır.
Her tüy belirli bir niteliği temsil eder:
• Kartal: güç ve yücelik,
• Turna: bilgelik ve ruhsal yükseliş,
• Şahin: kehanet ve sezgisel açıklık.
Turna tüyünün bir kadının saçına takılması, göksel rızanın
sembolik göstergesidir.

Şifa Teknikleri:
Beden, Ruh ve Enerji Düzlemleri

Kadın kamların şifa yöntemleri bütüncül bir anlayışa dayanır:
• Beden,
• Ruh,
• Enerji alanı.

Bitki Ruhlarıyla Çalışmak

Kamlar, bitkilerin fiziksel ve ruhsal niteliklerini tanır; toplama süreci bir ritüel olarak uygulanır ve toprağa, göğe teşekkür edilir.

Su Ritüelleri

Su, hafıza ve arınma taşıyıcısı olarak değerlendirilir. Su yüzeyi
gözlemleriyle kişinin enerji alanı analiz edilir ve kayıp ruh
parçaları geri çağrılır.

Ses ve Titreşimle Şifa

Davul ritimleri, mırıldanmalar ve ritmik nefes uygulamaları;
bedenin enerji akışını düzenleyen titreşimsel şifa teknikleridir.

Ruh Çağırma:
Kayıp Parçaların Geri Getirilmesi

Hastalık çoğunlukla ruhun parçalanmasıyla ilişkilendirilir.
Kadın kam, trans hâlinde kayıp parçayı bulmak için ruhlar
âlemine yönelir. Bu ritüel, şamanik psikolojide bilinçaltının sembolik olarak işlenmesi anlamına gelir.

Ateş Ritüelleri:
Arınma ve Koruma

Ateş, koruyucu ve dönüştürücü bir unsur olarak kullanılır.
Alevlerin ve dumanın hareketleri kehanet için okunur.
Topluluk ateşi, kolektif arınmayı amaçlayan ritüellerin merkezidir.

Doğum ve Ölüm Ritüelleri

Doğum, ruhun dünyaya giriş kapısı olarak kabul edilir. Kadın
kamlar, doğum sürecinde hem fiziksel hem ruhsal koruyucu
olarak görev alır.
Ölüm ise bir geçiştir; kadının rehberliği, ruhun doğru yola
yönlendirilmesini sağlar.

Toplumsal Rol ve Ruh Hayvanları

Kadın kam, topluluğun danışmanı, hakemi, yol göstereni ve
ruhsal lideridir.
Koruyucu ruh hayvanları:
• Kurt: rehberlik,
• Turna: sezgi,
• Geyik: dişil zarafet ve doğanın döngüsü.Kadın kamın bu rehberliğini güçlendiren en önemli
sembolik unsurlardan biri “ruh hayvanları”dır. Ruh hayvanları, yalnızca kişisel koruyucular olarak değil; kamın ritüeller sırasında bağlandığı güç alanlarını temsil eden
varlıklardı.
Kurt, kadın kam için sadece bir hayvan değil; yön
göstericidir. Kurt, bozkırın hem en özgür hem en kolektif
yaşayan varlıklarından biridir ve bu edenle doğru yönü,doğru zamanı ve doğru kararı temsil eder. Kadın kam,
kurtun içgüdüsel sezgisini ritüel yolculuklarında bir rehber
olarak görür; kayıp ruhların bulunmasında, ruh çağırma
törenlerinde ve tehlikeli geçitlerde kurt enerjisini çağırırdı.Kurt, aynı zamanda bir koruma alanı oluşturur; kamınçevresinde görünmez bir dairesel savunma hattı yarattığına inanılırdı.
Turna, kadın kamın sezgisel ve ruhsal yükselişinin
sembolüdür. Turna hem zarif hem de gökyüzüyle güçlü bir bağ kuran bir kuştur. Bu nedenle turna tüyü, kadın kamın saçında taşınırsa, göksel izin ve ruhsal açıklığın göstergesi sayılırdı. Turna, ritüelde zihnin berraklaşmasını sağlar;
kamın aldığı işaretleri daha doğru yorumlamasına yardımcı olur. Aynı zamanda uzun yolculukların, sabrın ve ruhun inceliğinin temsilcisi olarak kabul edilir.
Geyik, dişil doğanın zarafeti ve üretkenliğini simgeler.
Bozkır kültüründe geyik, kutsal bir yaşam döngüsü sembolüdür. Kadın kam için geyik, ritüellerde şefkatin,
yumuşak geçişlerin ve doğanın yenileyici gücünün çağrılması anlamına gelir. Geyik enerjisi, özellikle doğum ritüellerinde ve topluluğun ruhsal bütünlüğünü koruyan törenlerde kullanılırdı. Geyik, kamın içinde taşıdığı dişil
bilgelik merkezini hatırlatan sessiz bir rehberdir.
Bu üç ruh hayvanı—kurt, turna ve geyik—kadın kamın üç
yönünü sembolize eder:
• Yol gösteren akıl,
• Sezgisel derinlik,
• Dişil yaratım ve şefkat.
Bu semboller, kadın kamın toplumdaki konumunu yalnızca
ruhsal değil, aynı zamanda kültürel bir temel üzerine oturtur. Onun rehberliği hem pratik hem de metafizik bir anlam taşır; topluluğun kararlarında, bir annenin doğum
anında, bir yaşlının ölüm eşiğinde, bir göç yolunun belirlenmesinde ve bir çocuğun ilk rüyasında izleri görülür.Kadın kamın bilgelik alanı, dışarıdan bakan için mistik bir
gelenek olabilir; ancak onun özü, insan ruhunun doğal ritmini
tanıma kapasitesidir. Bu yüzden geçmişe ait görünse de bugünün insanı için güçlü bir yol göstericidir.
Kadın kam;
toprağı dinleyen,
suya nefes veren,
ateşi okuyabilen,
rüzgârın taşıdığı işaretleri anlayan
kadının içsel bilgelik merkezidir.
Bozkırın eski şarkılarında olduğu gibi, onun sesi bugün de
duyulabilir:
Ruhunu hatırlamak isteyen her kadında, sezgisini uyandırmak
isteyen her insanda.
Kadın kam, insanlığın hatırlamayı unuttuğu ama ruhun derinlerinde hâlâ nefes alan en eski bilgeliğin
adıdır.” 
Instagram.: @sdg.healing
Kaynaklar
Beydili, C. (2005). Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük. Ankara: Yurt Yayınları.
Eliade, M. (1964). Shamanism: Archaic Techniques of Ecstasy. Princeton University Press.
Hoppál, M. (2011). Avrasya’da Şamanlar. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
İnan, A. (1986). Eski Türk Dini Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
Roux, J. P. (1999). Orta Asya: Tarih ve Uygarlık. İstanbul: Kabalcı Yayınları.
Çoruhlu, Y. (2002). Türk Mitolojisinin Ana Hatları. İstanbul: Kabalcı Yayıncılık.

Sevda Doğangüzel Hayatın İçinden Bir Dönüşüm Hikâyesi 17 Aralık bir kış sabahı Ankara’da doğdum. Çocukluğumun neşesini Ayrancı Lisesi’nin koridorlarında bırakarak, henüz 15 yaşımdayken Almanya’ya uzanan yeni bir yolculuğa çıktım. Eğitimime orada devam ettim ve diş hekimliği asistanlığı alanında meslek okulunu başarıyla tamamladım. Yıllar boyunca profesyonel diş sağlığı alanında uzmanlaşarak, ağız hijyeni uygulamaları, diş eti tedavileri, operasyon destek uzmanlığı ve diş hekimliği yönetimi gibi branşlarda eğitimler aldım. Mesleki yolculuğumun yanı sıra, 25 yıl boyunca eşimle birlikte restoran işletmeciliği yaptım. Ardından Münih Havalimanı’nda, dünyanın önde gelen lüks markalarında moda danışmanı olarak çalıştım. Bugün ise bir diş kliniğinde yönetici olarak görev yapıyor, aynı zamanda danışmanlarımla birlikte bireysel farkındalık ve ruhsal gelişim alanlarında çalışmalar yürütüyorum. Tüm bu yoğun yaşamın içinde üç harika çocuğumu büyüttüm her biri kendi yolunda ışıldayan bireyler: Kızım Ceyda, çocuk pedagogu, Kızım Bengü, spor ve beslenme danışmanı, Oğlum *bilgi teknolojileri uzmanı ve yazılım geliştirici. Fakat bir gün hayat beni durdurdu. 2016’da geçirdiğim trafik kazası, bana içsel bir kapı araladı. Uzun bir sessizlik döneminde, yıllardır bastırdığım “ben” yeniden konuşmaya başladı. İşte o dönemde astrolojiyle tanıştım. Kendi doğum haritamı Astrolog Elgin Kaplan’dan öğrendiğimde, sadece gökyüzünü değil, kendimi de keşfettim. Bu merak zamanla tutkuya dönüştü. 2020’de Vedat Delek hocamla temel ve ileri seviye astroloji eğitimlerine başladım. 2021–2023 yılları arasında Oğuzhan Ceyhan hocamdan ileri seviye, ezoterik, karma, kehanet, okült astroloji ve sarkaç eğitimleri aldım. 2022’de Astrolog Duygu Demir, Nazlı Aypak ve Müzeyyen Göncü hocalarımdan astroloji okuma teknikleri eğitimi; 2023’te Astrolog Gülgün Çetinerler hocamdan asteroidler eğitimini tamamladım. Astrolojiyle birlikte spiritüel yolculuğum da derinleşti. Nefes ve spiritüel koçluk (Emel Çekici), Minel Ertaş hocamdan Theta Healing, Kozmik Enerji Koçluğu, Biyoenerji Master, Kundalini & Usui Reiki, Mega Çakra Healing, Gülten Ulaş hocamdan Numeroloji, Eğiticinin Eğitimi, Duru Görü ve Rahim Bilgeliği eğitimleriyle enerjinin dilini anlamayı öğrendim. Bugün yazdığım her satırda, yaşadıklarımın süzülmüş hâlini bulacaksınız: Hem akılla hem sezgiyle, hem bilimin hem kalbin diliyle konuşan bir bakış açısı… Benim için astroloji, yalnızca gezegenlerin değil, insanın kendi potansiyelinin haritasıdır. “Gökyüzü kaderi yazmaz, sadece yönünü gösterir. Geri kalanı kalbin cesaretidir.” Manşet dergisindeki köşemde, gökyüzüyle yeryüzü arasındaki o görünmez bağı birlikte keşfedeceğiz. Bazen bir farkındalık, bazen bir tebessüm bırakmak dileğiyle… Satırlarımda yollarımızın kesişmesi dileğiyle Sevda Doğangüzel

Leave a Comment