Tülay Şahin - Enerji, Denge ve Yaşam Danışmanı
  01-10-2021 15:20:00

Önce biraz durmalısın...

Her alanda geliştiğimizi iddia ettiğimiz bir bilgi çağını devirdik ve artık daha da ileride olduğumuzu düşündüğümüz teknoloji çağındayız; uzunca bir süre daha teknolojinin en derinlerine doğru ilerleme sürecini deneyimleyeceğiz.  Ancak bazen teknolojide ne kadar ilerlemiş olsanız da tüm zamanlara uygun olabilecek  donanımda yaratılmışken bile yaşam sizi en basit ya da ilkel gördüğümüz duygusal anlaşılırlılık, fiziksel gerçeklik ve enerji yoğunluğunuzla var olabildiğiniz var oluşsallığınızla  karşılar çünkü siz bu dünyanın ilk yaratılmış canlısı ve  bilmediğiniz kadar son teknoloji ürünüsünüzdür. 

            Fiziksel ve biyolojik çözüm ve  alternatifler çok fazla var,  bir hap ya da ilaçla çok kolay bir şekilde  kimyasal süreci etkileyebilirsiniz yalnızca fiziksel bedeninize hizmet edecek bu teknikle tek yönden dengeli ilerleyebilmeniz mümkün olmayacaktır.

Sanırım artık kimse yaşlanmayacak çoğumuz birbirimize benzer bir süreçte bütüncül bir tasarım tercih edeceğiz  ama  bu aynılık iç dünyamızdaki farklılıklarımızla ortaya çıkarttığımız mozayik tablonun muhteşem ışığını söndüremeyecek kadar kuvvetli bir renkli şık alana sahip.

 Bu dünya bize hizmet edecekti aslında; ama belli ki DOLMUŞSUN,  karşındakini bile dinleyemeyecek haldesin, artık duygu ve değerlerinin önemsenmiyor olduğunu düşünüyorsun, herkes mutlu bir sende sorun var sanki. 

YORULMUŞSUN; etrafına bakıyorsun sürekli biliyor, geziyor ve kahvenin en markalısını içiyorsun,  kalbin sahipsiz, güvensiz, endişeli, kaygılarla dolu bir esaretin içerisinde. 

DUYMUYORSUN; şehrin tam ortasında olmalısın şu an kalabalıklar içerisinde ama kendi sesini duymuyorsun, herkesin birbirini konuştuğu, ayrıştırdığı, eleştirdiği  koca bir laf kalabalığındaki  o yükselen büyük  uğultu. 

GÖRMÜYORSUN;  etrafına  içine her yere konulmuş en güzel boyanın renklerini  göremediğin için içindeki karanlıkla yaşanır sanıyorsun. 

       Zihninde bir sürü sorular,  geçmiş ve gelecek arasında sırtlandığın onca yük omuzlarında her gün bir yenisini daha ekliyorsun. Gurur, öfke, korku, arzu, yas, hissizlik, suçluluk ve utanç duygularıyla sıkışmış hissediyor olman hiç de şaşırtıcı değil çünkü kendini bu sahteciliğe uyumladın ve içinde patlayan bir sürü seni yıkan duygular besliyorsun.  kendine kör, kendine sağır ve kendine hissis düşük frekanslarla yürümeye devam ediyorsun. 

              İnsan vücudu sistemlerle doludur. Bazıları bizi korur, bazıları bizi besler, veya hareket ettirir fakat öyle bir sistem varki sizi siz yapan bütün sistemleri yöneten sinir sistemi.  en basit haliyle dünyayı algılar ve nasıl tepki vermenizle ilgili cevaplar verir. Örneğin zıplamalımısın, koşmalı mı, yemeli mi , ağlamalı mı, gülmeli mi tüm bu anlık fikirlerin kararını sinir sistemi verir. Daha da güzel olanı bu muhteşem kararların algılandığı veriler ise milyarlarca hücrenin birlikte oluşturduğu  elektromanyetik  frekans alanında ki verilere göre gerçekleşecektir. 

               Frekans değerlerinin çözülmeye başladığı yer 200 mhz'le CESARET duygusunun titreşimini yayar.   Cesaret titreşimini harekete geçirebilmenin anahtarını birazdan seninle paylaşıcam ondan önce doğru kapıyı açacak anahtarın yalnızca doğru anahtar olduğun da mümkün olacağını bilmeni isterim.   Bu dünya ya gelirken sahip olduğun varlık hakkınla birlikte doğuyorsun, sahip olamadıkların sadece varlık hakkı bilincinde titreşimler yayamadığın içindir.  Her şeye ulaşmayı istiyor olman o isteye sahip olduğun anlamına gelir eksik olan şey ise  armut ağacı  olduğunu bilmeden kendinden  elma beklemek gibidir yada bahçendeki meyveleri görmediğinden,  çürükleri, temizlemediğinden ağaçlara gerekli bakım ve özeni göstermediğinden dir.

                 Şikayetlerinin  yegane sebebi ise şikayet ettiklerinin duygusal titreşimlerine bilinçsizce sarıp sarmalandığın, besleyip büyüttüğün kendi  öz varlığından kaçıp saklandığın, tuttunduğun titreşimlerin bir sonucu olduğunu bilmeni isterim. 

                  Şimdi...

                  Önce biraz durmalısın.

                  Sonra kendine dönmeyi seçmelisin.  

                  Nefesini yenilemeli.

                  Cesaret frekansın da ki tarafsız ve yargısızlık anahtarıyla yaşam kapını yeniden açmalısın. 

                  Çünkü aynı nehirde 2 kez yıkanamazsın ve bu  açtığın kapı sana isteklerini değil senin almayı engellediğin tüm aydınlığını ve zenginliğini sunacak. İnsanlar harcamadıkları paralarla değil hissettikleri huzurlarıyla zengin yaşarlar.       

 

Aile ve Sosyal İlişki Uzmanı

Enerji Master

Tülay ŞAHİN

 

www.enerjikalan.com

0850 480 92 10

Kendi zamanını yenile

 

https://medicabul.com/koc/enerjikalan-com/

https://www.enerjikalan.com/

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI