Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Okumuş - Radyasyon Onkolojisi Uzmanı
  30-08-2021 13:16:00

Ne yazık ki her sene çocukluk çağı kanserlerinin görülme sayısı artıyor.

Hayatta ki en değerli varlıklarımız çocuklarımız!

 

Çağımızın hastalığı olan kanser maalesef çocukluk çağındada karşımız çıkıyor  ve en sık 2-5 yaşları arasında görülüyor. Ne yazık ki her sene çocukluk çağı kanserlerinin görülme sayısı artıyor.

 

Çocukluk çağı kanserlerinde iki grup risk faktörü mevcuttur.

 

Bunlar değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörleridir.

 

Değiştirilemeyen faktörler yaş, cinsiyet ve aile öyküsüdür.

 

Değiştirilebilir faktörler ise çevresel etkenlerdir.

 

Bunlar radyasyona maruz kalma, uzun süre güneş ışığına maruziyet, sigara, kötü beslenme, gıdalardaki katkı maddeleri, bazı virüsler, bazı kimyasal maddeler ve hava kirliliğidir.

 

Bu risk faktörlerinden biri veya daha fazlasına maruz kalmak bu çocukta kesin kanser gelişeceğini göstermez, ama kansere yakalanma ihtimalini arttırır.

 

Bazı çocuklarda birçok risk faktörü bulunmasına rağmen yaşamı boyunca hiç kansere yakalanmazken, kanser tanısı konulan bazı çocuklarda ise hiçbir risk faktörüne rastlanmayabilir.

 

Türkiye’de ve dünyada çocukluk çağında görülen kanserlerin ilk sırasında lösemi bulunmaktadır.

 

Lösemiyi, hodgkin ve hodgkin-dışı lenfomalar takip etmektedir.

 

Sonrasında ise sinir sistemi tümörleri, nöroblastoma, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomaları gelmektedir. Kemik, deri, göz ve karaciğer tümörleri ise çocuklarda daha nadirdir.

 

TEKNOLOJİNİN GETİRDİKLERİ GÖTÜRDÜKLERİ

 

Son yıllarda çocuklar sıkça tablet, cep telefonu gibi elektronik cihazlarla zaman geçirmektedir.

 

Tablet bilgisayarlar için kullanılan kablosuz internet ortamı, cep telefonları, baz istasyonları, kablosuz telefonlar radyasyon kaynağıdır ve elektromanyetik radyasyon yayarlar.

 

Uzmanlar elektromanyetik alanların sağlık üzerindeki etkileri konusunda hemfikir değiller ama söz konusu çocuklar olunca, uzmanların tamamı önlem alınmasından yanadır.

 

Bebeklerin ve çocukların gelişmekte olan beyin dokularının yetişkinlere göre daha fazla etkilenme riski taşıyabileceği ve bu sebeple de çocuklarda beyin tümörü gelişme riskinin daha yüksek olabileceği unutulmamalıdır.

 

BAZI VİRÜS TİPLERİDE KANSERE SEBEP OLABİLİR

 

Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir.

 

Ancak kansere neden olabilen virüsler mevcuttur.

 

Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen hastalığın etkeni “Ebstein Barr Virüsü”, bazı lenfomaların ve gırtlak kanserinin gelişmesinde rol oynayabilir.

 

Hepatit B ve C virüsü (B ve C tip sarılık virüsü) karaciğer kanserine yol açabilir.

 

Tüm çocukların Hepatit B aşısı olmaları çok önemlidir.

 

Siğil virüsü olarak bilinen Human Papilloma Virüs, rahim ağzı kanseri ve makat kanseri riskini artırmaktadır.

 

Bebeklerin doğumdan sonra anneden aldığı bağışıklık sistemi etkisini yaklaşık 6-8 ay sürdürmektedir.

 

Bu dönemden sonra ise çocuk kendi bağışıklık sistemini oluşturmaya başlar.

 

Çocukların 2 yaşa kadar bağışıklık sistemi tam oturmadığı için yılda ortalama 5 kez enfeksiyon geçirirler.

 

Özellikle kreş çağındaki çocuklar çok daha sık hastalanırlar.

 

Sık enfeksiyon geçirme durumunun yani viral enfeksiyonların kanseri tetiklediği unutulmamalıdır.

 

ÇOCUĞUMU KANSERDEN NASIL KORUYABİLİRİM?

 

Çocukluk çağı kanserlerinden kesin korunmanın yolu yoktur.

 

Kalıtımsal faktörleri ortadan kaldırmak mümkün değildir.

 

Ancak hamilelerin kullandıkları ilaçlar açısından kontrol altında olmaları riskleri azaltabilir.

 

Bunun yanında anne adaylarının kimyasal karsinojenlerden ve radyasyondan korunmaları gerekir.

 

Çocukluk döneminde de kimyasallardan, enfeksiyonlardan korunarak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi yönünde beslenmek kansere karşı direnci artırmaktadır.

 

Ailenin  çocuğunun gelişimine hakim olması,herhangi bir değişikliği takip etmesi, şikayetlerini dinlemesi ve açıklanamayan şikayetler ile karşılaşıldığında hekime başvurması en temel erken tanı yöntemidir.

 

HANGİ  DURUMLARDA ENDİŞELENMELİYİM?

 

Eğer çocukta bir beze, karın şişliği, herhangi bir dokuda büyüme fark edilirse hemen hekime başvurulmalıdır.

 

Soluk renk, deride morluklar, halsizlik, kemik ağrısı gibi belirtiler varsa lösemi riski akıllara getirilmelidir.

 

Bunun dışında lenf bezinde büyüme, ateş, gece terlemeleri, kaşıntı, son altı ayda %10 dan fazla kilo kaybı gözleniyorsa lenfoma tanısı mutlaka ekarte edilmelidir.

 

Öksürük, ateş, solukluk, göz çevresinde morluk, kemik ağrıları mevcutsa nöroblastoma adı verilen böbreküstü bezinden veya sempatik sinir sisteminden kaynaklanan bir tümör akıllara gelir.

 

Uzayan ateşe sahip çocuklarda malign hastalık araştırılmalıdır.

 

Çocukta bu tür belirtiler mevcutsa Çocuk Hematolojisi/Onkolojisi Bölümlerine başvurulmalıdır.

 

Çocuk Hastalarımızın İyileşme Oranları

 

Çocukluk dönemi kanserlerinin özelliklerinden biri, çok hızlı çoğalıp büyüyebilen türler olmalarıdır.

 

Hızla büyüyüp belirgin hale gelmeleri birkaç hafta içerisinde gerçekleşir.

 

Hızlı büyümeleri nedeniyle ilaç tedavisi (kemoterapi) ve ışın tedavisine (radyoterapi) hassastırlar.

 

Bu sebeple çocukluk dönemi kanserlerinin üçte ikisi tamamen iyileşmektedir.

 

Çocukluk dönemi kanserlerinin tedavisinde ameliyat, ışın ve ilaç tedavileri bir arada kullanılırlar.

 

Genel olarak tedavi bitiminden 2-3 yıl sonra kanser tekrarlamazsa hasta tamamen sağlığına kavuşmuş olacaktır

 

ÇOCUKLARIMIZI TANIYALIM

ÇOCUKLARIMIZI TAKİP EDELİM

ÇOCUKLARIMIZIN İLK DOKTORU BİZ OLALIM...

  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI